Son Dakika
21 Mart 2019 Perşembe

Ölüm de bir gün yaşamı tadacak!

DiskDünya serisinin yeni kitabı Tırpanlı Adam, ölümün var olmadığı bir dünyayı resmediyor ve mizahını, tüketim kültürünün

05 Ekim 2017 Perşembe, 19:34

Ümit Mutlu Haftalık market alışverişlerinin, çarşı-pazar gezmelerinin, internet sitelerinde pantolon-tişört bakmanın ya da başka bin bir türlü tüketim eyleminin getirdiği azabı hissediyor musunuz? Devasa bir alışveriş merkezinin cazibesinin yarattığı çekim gücünün, hiçlikleri bile yutan bir karadeliğin çekim gücüne eşdeğer olduğunu biliyor musunuz? Hafta sonlarında akın akın AVM’lere akan insanları görüp hüzünleniyor musunuz? O halde bırakın artık hüzünlenmeyi ve Tırpanlı Adam’ı okuyun. Tırpanlı Adam, ünlü fantezi ve mizah serisi DiskDünya’nın on birinci kitabı. Kült İngiliz yazar Sör Terry Pratchett’ın, kelimenin tam anlamıyla kendisine özgü üslubu ve mizahıyla yoğurduğu sayısız kitaptan sadece biri. Seriye hâkim olanların yakinen tanıyıp sevdiği Ölüm karakteri bu kitapta başrolde ve olayların gelişimi de tam onunla ilgili bir yerde başlıyor: Ölüm, görevini layıkıyla yerine getiremediği için işten çıkarılıyor ve DiskDünya’nın üstüne kallavi bir yaşamgücü çöküyor. Ve her şey canlanmaya başlıyor. Terry Pratchett, fantastik edebiyatı ironi için, parodi için ve hemen her şeyle dalgasını geçebilmek için kullanan bir yazar; dolayısıyla onu bilindik fantastik edebiyat yazarlarından ayrı tutmak şart. Hatta ona daha çok bir komedyen bile denebilir. Dilcambazlığının yanı sıra, sadece diyaloglarda yakaladığı boşluklarla bile kahkaha attırabilen usta bir kalem. Yazdığı onlarca kitapta, bu geleneğini tür ayırt etmeksizin sürdürmeyi başarmış biri. Elbette Pratchett, bu kitapta da bundan vazgeçmiyor. Tırpanlı Adam’da, bu kez yaşamgücü fazlalığı ve Ölüm’ün malulen emekliliği unsurlarını kullanarak tüketim çılgınlığını eleştiriyor ve büyük alışveriş merkezlerinin, şehirlere neler yaptığını irdeliyor. Mesela şehirlerin dışında, çok dokunaçlı ucubik yaratıklar gibi yayılan dev AVM’ler için şunları söylüyor, ilk kez 1991 yılında yayımlanan Tırpanlı Adam’da: “Şehrin içinde, sıcak ve korunaklı bir yerde büyüyor olmalıydı. Sonra yayılıyor, şehrin dışına çıkıyor ve yeni bir şehir inşa ediyordu. Gerçek değil, sahte bir şehir; sahte bir şey… şehrin canını, yani insanlarını çekip alan bir şey…” Her hafta sonu, büyülenmiş gibi ve zombivari hareketlerle AVM’lere koşan koca bir insanlık için daha iyi bir tanım olabilir mi? Fakat bundan da fazlası var. Satın alınan bir sürü irili ufaklı çerçöpü, uyduruk hediyelik eşyaları ve daha başka kim bilir nelerle yoğrulan tüketim çılgınlığını da unutmuyor Pratchett. Hikâyenin orta yerine, bir saatli bomba gibi bırakıveriyor cümlelerini: “Şu küçük kar kürelerinde bir tuhaflık vardı. Onları elinize alıyor, sallıyor ve güzel kar tanelerinin ışıl ışıl dönüşünü izliyordunuz. Ardından onu eve götürüyor, şömine rafına koyuyordunuz. Sonra da orada unutuyordunuz.” Ama bir dakika, durun biraz. Bu yazı amacından sapmaya başladı. Terry Pratchett’ı, ukala bir modern zaman filozofu ya da her şeyi hunharca ciddiye alarak eleştiren biriymiş gibi tanıtmak doğru olmaz. O bütün bunlara, bu yazıya falan, gülüp geçerdi. O yüzden işin mizahına dönerek daha net bir tanıma girişelim. Örneğin, koskoca DiskDünya’yı kurtaracak ekibi, yani “Taze Başlangıçlar Kulübü”nü bir hayal edin: Başkanı, ölülerin de yaşama hakkı olduğunu savunan ve her gördüğü duvara sloganlar yazan (Öldük mü? Evet! Göçtük mü? Hayır!) aktivist bir zombi. Ekibin diğer üyeleri de en az onun kadar saçma: Sonradan olma bir vampir ile sonradan görme eşi, agorafobik bir öcü, ayın sadece bir haftasında kurtadama dönüşen sıradan bir kurt, konuşma engelli bir ölüm habercisi… Bir de sağır, titrek ve ihtiyar bir sihirbaz, 130 yaşında ölen ama Ölüm’ün yokluğu yüzünden ölemeyen bir zombi. Ve elbette Ölüm’ün bizatihi kendisi; gerektiğinde masum insanları ne pahasına olursa olsun kurtarmayı göze alan, insan yaşamının kıymetini istisnasız herkesten daha iyi bilen ve anlayan, Ölüm. Hasat Tırpanlı Adam’ın onu önemsemesinden başka, ne umut edebilir? diyen Ölüm. Tüm bu absürd ve komik unsurları toplayınca ortaya çıkan şeyse şu: yaratıcı bir kurguyla akıp giden eğlenceli bir fantezi-komedi romanı. DiskDünya tutkunlarına, alışık oldukları neşeli ve akıl dolu okuma deneyimini yine yaşatan Tırpanlı Adam, daha önce DiskDünya okumamış olanları da, kemikli kollarını kocaman açarak kucaklamayı bekliyor. Ne de olsa, kulüp başkanının da dediği gibi, “Her Canlının İçinde, Dışarı Çıkmayı Bekleyen Bir Ölü Vardır…”

Kaynak : http://www.birgun.net/haber-detay/olum-de-bir-gun-yasami-tadacak-182815.html

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir